Derin bir nefes almak istersin ama diyafram kasılır, hava ciğerlerinin dibine inmez; ortada görünmez bir duvar vardır, nefesin hep yarım kalır. Eksik olan şey, bedenin en temel işleyişini bile sabote eder. Özlemek, havayı yarıda kesen bir kas spazmıdır.
met.
Ekranın Özlemesi
Telefon ekranına bakarken parmak ucun ekranda asılı kalır; ekran kararır, yeniden dokunursun, sonsuz bir parlaklık ve karanlık döngüsünde beklersin. Dokunma arzusu, karşılık bulamayınca tekrara dönüşür. Özlemek, kararan ekrana yeniden dokunmaktır.
düş.
Kokunun Özlemesi
Birinin kokusunu hatırlamak için gözlerini kapatıp derin nefes alırsın; burun kanatların açılır, hava boştur, o molekül çoktan uçup gitmiştir. En ilkel hafıza biçimi, yokluğu en acıtan şeydir. En son hangi kokuyu duymak için havayı boş yere içine çektin?