Her yaprak koparıldığında, arkadaki yapışkan şeritten hafif bir hışırtı çıkar; o ses, bir günün daha geri dönmemek üzere eksildiğinin ilanıdır. Geçmiş de böyledir; yırtıp attığını sandığın her an, bir süre parmaklarında yapış yapış bir iz bırakır. Takvim, yaşanmışlığın yırtılarak yok edildiği yanılsamasıdır.
met.
Bekleyen Takvim!
Gelecek ayların sayfaları bembeyaz, tertemiz, çiziksizdir; boş karelerin üzerinde tek bir leke, tek bir gölge yoktur. Umut, henüz yaşanmamış olanın kusursuzluğuna inanmaktır. Takvim, geleceği boş sayfalara sığdırma çabasıdır.
düş.
İşaretler
Üzerinde daire içine alınmış kırmızı tarihler, çarpı atılmış günler, unutulmaması gereken minik notlar vardır; o karalamalar, takvimi bir kâğıt destesinden bir hafıza defterine dönüştürür. Hayatımızın dönüm noktaları, sıradan bir rakamın yanına konan küçük bir işarete bakar. Senin takviminde hangi tarih, mürekkeple değil de oyukla hatırlanıyor?