Israr
Matkap ucu sürekli aynı noktaya baskı yapar; kendi ekseninde döner, ilerlemek için geri çekilmez, sadece deler. Bazı insanlar da böyledir; hedefe kilitlenir, dönüp dolaşıp aynı noktayı zorlar. Matkap, vazgeçmeyi bilmeyenin açtığı yaradır.
Matkap ucu sürekli aynı noktaya baskı yapar; kendi ekseninde döner, ilerlemek için geri çekilmez, sadece deler. Bazı insanlar da böyledir; hedefe kilitlenir, dönüp dolaşıp aynı noktayı zorlar. Matkap, vazgeçmeyi bilmeyenin açtığı yaradır.
Matkap çalışırken kulakları sağır eden bir ses çıkarır; betonun çığlığıdır bu, matkabın değil. Bazı süreçler sessiz ilerlemez; kırılmanın, dağılmanın kendi sesi vardır. Matkap, sessizliği delip geçendir.
Matkap ucu deldikçe ısınır; sürtünme arttıkça metal akkor haline gelir, soğutulmazsa yanar. Dirençle karşılaşan her şey ısınır; insan da sürtüne sürtüne kavrulur. Seni soğutan ne, yoksa hep aynı hızda mı dönüyorsun?
matkap için burada olmayan bir anlam var mı? Ekle — yeterince akım alırsa sözlüğe girer.
// her ziyaretçi tek bir anlamı öne çıkarabilir.